franz kafka'nın günlükler isimli kitabından alıntıdır:
bugün annemle kahvaltıda konuşuyorduk, bir ara çoluk çocuktan ve evlenmeden söz açıldı. hepsi birkaç kelime; ama annemin bana ilişkin görüşünün ne kadar gerçekdışı ve çocuksu nitelik taşıdığının ilk kez açıkça bilincine vardım. bana sapasağlam, ama işte biraz hasta olduğu kuruntusuna kapılmış bir genç gözüyle bakıyor. kuruntu zamanla kaybolacaktı anneme göre; ancak bunu hepsinden köklü biçimde kafamdan silip atmamın tek yolu evlenmem ve çoluk çocuğa karışmamdı. hem o zaman edebiyata karşı ilgim de azalacak, aydın kimseler için gerekli ölçüyü aşmayacaktı. mesleğime, fabrikaya ya da uğraştığım bir başka işe ilgim doğal boyutlarıyla hiçbir engele toslamadan açığa vuracaktı kendini. dolayısıyla, gelecekten umudumu sürekli kesmem için ortada en ufak bir neden yoktu. aşırı dereceye varmayan geçici umutsuzluk nöbetlerine ise, bazen midemi bozduğumu sanmam ya da çok yazı yazıp çizdiğim için yeterince uyuyamamam yol açıyordu. söz konusu nöbetleri silip atacak binlerce çare vardı. içlerinde en akla yakını ise bir daha kendisinden kopamayacak gibi bir kıza gönlümü kaptırmamdı. o zaman, nasıl benim iyiliğimi istediklerini ve hiç kimsenin beni engellemediğini görecektim. ama madrid'deki dayım gibi bekar kalırsam, bu da benim için bir felaket sayılmazdı; aklı başında biriydim çünkü, yaşamıma bir çeki düzen vermenin üstesinden gelebilirdim.
Son yorumlar
2 yıl 23 hafta önce
2 yıl 29 hafta önce
2 yıl 32 hafta önce
2 yıl 33 hafta önce
2 yıl 39 hafta önce
2 yıl 39 hafta önce
2 yıl 41 hafta önce
2 yıl 41 hafta önce
2 yıl 42 hafta önce
2 yıl 44 hafta önce