Hüzün
Bir istasyon vardı
Önünde insanların
Bekleşip durduğu..
Onlarla birlikte
Parçalanırdı umutlar,
Hüzün dağıtırdı trenler
Uzaktan kalkan ellere..
İncecik bir bıçaktı
Özlemler,
Saplanır kalırdı
Yüreklere..
Yaralı bir güvercin
Eşlik eder,
Gözyaşı dökerdi
Ve kan damlardı
Kanadından..
Hüzün kokularıyla
Hasret açardı akşamlar..
Bir genç kızın dudağında
Buruk kalmış
Bir hoşçakal gibiydi,
Yarım kalırdı avuçlarda
Uzayıp giden o yollar..
- Krizantem günlüğü
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
Yorumlar
yarım
anlattığı gibi kendi de yarım kalmış gibi bu şiir. belki öksüz biraz da... nerede istasyonda bekleyen o sen? nerede saçlarını cama yaslamış o? anlat bize gidenleri. söyle o yolun sonu nereye çıkar? ben bilemedim bugüne dek. belki biliyorsundur sen. anlat bana. nereye çıkar o yolun sonu?
Bu kadar..
Daha ne yazılır? Anlattım işte..Bir hüzün buğusu var ortada, gerisi görünmüyor, hissediliyor. Ya da ''Sonu meçhule gidiyor'' diyelim.
Bu şiir için saçlarını cama yaslamış ''o'' kullanmıştım blogumda. Görmüş gibisiniz , hissetmişsiniz ya da..Şaşırdım..