farkındalık

bu kadar kapatma ışığı artık

Oyunuz: None Ortalama: 3 (2 oy)

bu kadar kapatma ışığı artık .. görmüyor musun karanlıkolik oluyorsun.. kimsenin umrunda değilsin ama aldırma.. gözlerini sıksan suyu çıkmaz artık, kurudular işte.. sonra düşünme artık!unut..mahvetme kendini , parçalama.. çoğu zaman aklına bile gelmiyorsun ..

yeni

Oyunuz: None Ortalama: 5 (1 oy)

evrimdeki son sıçramanın üzerinden otuz yıl kadar geçmişti. ortaya çıkan yeni türün üyeleri varlıklarını sesli biçimde dile getirmeseler de fark edilmeye başlamışlardı. insanlara özgü şekilde çoğalmışlar, sayıları artmıştı. ama artan bu sayı çoğalan soruları da beraberinde getiriyordu. insanları bir arada tutan kutsallar yeni tür üzerinde hiçbir etki bırakmıyordu.

DELİ MİYİM?

Oyunuz: None

ÖLÜ MÜYÜM DİRİ MİYİM
BEN İNSAN DENEN BİRİ MİYİM
SIĞAMIYORUM...
DÜNYA MI KÜÇÜK;YOKSA BEN İRİ MİYİM
ALEM Mİ UÇMUŞ
YOKSA BEN DELİ MİYİM?

ilkbahar, yaz, sonbahar, kış...

Oyunuz: None Ortalama: 5 (1 oy)

ilkbahar yaz sonbahar kış
bu böyle gidermiş

bu yazdan sonra da geldi sonbahar
ardından da kış var

dedim ki yaz gelse bu kış
zaman akarken yavaş yavaş

yürürken yollarında memleketimin eciş bücüş
olmasa kaldırımlarında yüzümü yakan o soğuk bu kış
ya da dese ki kış: "ben gelmiyorum"
bahar gelsin bu kış
çiçekleri açsa ağaçların
dalında bir kuş

hoşgeldin

Oyunuz: None

güneş, yakın zamanların derin karanlığını delmeye başladı son günlerde. bulutların kızıllığı söken şafağın müjdecisi gibi. kısa süreli mutlulukların yadigarı korkum kalemimi uzaklaştırmaktaydı benden. ama karanlık dağıldıkça korkum da zayıflamaya başladı. umudum karlı dağların ardından, eriyen karlarla nehirlere karıştı ve doğduğum toprakların denizinde yeniden benimle buluştu.

son cümlem

Oyunuz: None

her güzel şeyin bir sonu olduğu kadar; tükenmez sanılan acıların da bir sonu varmış.

yıllarca kaçtın benden ve ben de kurtulmak istedim senden; ama yapamadım. bir yol bulamadım seni beynimden atabilmek için. haykırmak istedim, haykıramadım. kısılıp kaldım etrafıma ördüğüm duvarların arasında. camlarını kırmak istedim nice sarı otobüsün, olmadı. büyülü kelimelerimle herkese anlattım kalbimi, sana anlatamadım. ya da belki ben öyle sandım. belki de hiç kimseye anlatamadım beni. sana dokunamadan, hayalinle yıllarım geçti. dostlarım ziyan olan ömrümü hatırlattı acımasızca. bir, iki çakıl taşı aldım yerden; boşluğa doğru fırlattım; kimselere çarpmadan yere düşüverdi. bir tane daha attım, bir tane daha ve bir tane daha... ama sen dönmedin.