veda

son cümlem

Oyunuz: None

her güzel şeyin bir sonu olduğu kadar; tükenmez sanılan acıların da bir sonu varmış.

yıllarca kaçtın benden ve ben de kurtulmak istedim senden; ama yapamadım. bir yol bulamadım seni beynimden atabilmek için. haykırmak istedim, haykıramadım. kısılıp kaldım etrafıma ördüğüm duvarların arasında. camlarını kırmak istedim nice sarı otobüsün, olmadı. büyülü kelimelerimle herkese anlattım kalbimi, sana anlatamadım. ya da belki ben öyle sandım. belki de hiç kimseye anlatamadım beni. sana dokunamadan, hayalinle yıllarım geçti. dostlarım ziyan olan ömrümü hatırlattı acımasızca. bir, iki çakıl taşı aldım yerden; boşluğa doğru fırlattım; kimselere çarpmadan yere düşüverdi. bir tane daha attım, bir tane daha ve bir tane daha... ama sen dönmedin.

sonuncu ayımızın şiiri

Oyunuz: None

Bu şiir sonuncu ayımızın şiiri
Ve bu karanlık gecenin tek şahidi
Ben ki aylı gecelerin şairi
İçiyorum bir bir ümitlerimi
Sanma ki vurunca odama ayın yankısı
Ne ayışığı olacaksın ne de ayparçası
Çünkü ben bu gece
Söküp alıyorum kalbinden şiirlerimi

Ve artık ölüm yok bana
Yaşarken ölmeyi seçtim ben

Belki sen şimdi döküyorsun bir damla gözyaşı
Belki de gülüyorsun acı acı

beşinci yıldönümü

Oyunuz: None

biliyorum ki hatırlıyorsun bu günü; unutmadın.
biliyorum ki merak ediyorsun unutup unutmadığımı; buraya bakacaksın.
öyle derin bir kuyunun içindeyim ki kelimelerimi döküyorum sana sesimi duyurabilmek için.

o gelen yasemin değildi

Oyunuz: None Ortalama: 5 (1 oy)

“ayrılık bir nokta mıdır?
uzun sevdaların sonunda,
yoksa kitabı kapamak mı sessizce
daha büyümeden
geldiğin gibi bir deli rüzgarla git
ama bil ki dalgalar yüreğimde,
yüreğimi yakıp giden
mavi dalgalar
seni alıp giden köpüksüz dalgalar.
Bir tanem!
beni geleceğine göm ve yürü git,
eteklerinde erken büyümenin acısı…
her kutsal taşta yazılıdır
yedi yıl sevincin sonunda
yedi yıl acı